break out - Türkçe İngilizce Sözlük

break out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"break out" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
break out f. kaçmak
Only this last Tuesday, some 100 migrants broke out of a freight train at Dollands Moor in Folkestone.
Daha geçtiğimiz Salı günü, Folkestone'daki Dollands Moor'da bir yük treninden 100 kadar göçmen kaçtı.

More Sentences
break out f. isyan çıkmak
Riots broke out in Boston.
Boston'da isyanlar çıktı.

More Sentences
break out f. çıkmak
Specifically, it is the risk of war breaking out - which you have mentioned - in 15, 20 or 30 days' time.
Özellikle, sizin de bahsetmiş olduğunuz gibi 15, 20 ya da 30 gün içinde savaş çıkma riski demektir.

More Sentences
break out f. hapisten kaçmak
Tom helped me break out of jail.
Tom hapisten kaçmama yardım etti.

More Sentences
break out f. kopmak
Vigorous applause then broke out in the galleries.
Bunun üzerine salonda şiddetli alkışlar koptu.

More Sentences
break out f. patlamak
These do not cause your skin to break out like oil-based creams.
Bunlar cildinizin yağ bazlı kremler gibi patlamasına neden olmaz.

More Sentences
break out f. patlak vermek
The struggles for power and for the social face of Europe have now really broken out.
İktidar ve Avrupa'nın sosyal yüzü için verilen mücadeleler artık gerçekten patlak vermiştir.

More Sentences
break out f. fırtına kopmak
break out f. başlamak (savaş/yangın)
break out f. fırtına koparmak
break out f. patırtı kopmak
break out f. birden başlamak
break out f. ortaya çıkmak
break out f. (cilt) kuruyup dökülmek
break out f. eyleme hazır hale getirmek
break out f. kullanmak üzere çıkarmak
break out f. tüketmek üzere çıkarmak
break out f. açıp tüketmeye başlamak
break out f. (hastalık) cilt döküntüleriyle kendini göstermek
break out f. (bir şey ile) kaplanmak
break out f. kabak çiçeği gibi açılmak
break out f. kullanmak üzere gemideki istiften çıkarmak
break out f. (mekanizma yüzeyinin bir bölümünü) normalde gizli olan detayları ortaya çıkarmak için kırılmış gibi çizmek veya boyamak
break out f. demetten ayırmak
Öbek Fiiller
break out f. ansızın patlak vermek
break out f. birdenbire patlak vermek
break out f. çıkarmak
break out f. büyüyüp serpilmek
break out f. dışarı doğru çıkıntı yapmak
Deyim
break out f. özgür bırakmak
break out f. özgürlüğünü kazandırmak
break out f. kurtarmak
Reklam
break out f. (yeni ürün) lanse etmek
break out f. (yeni ürün) tanıtımını yapmak
break out f. (yeni ürün) çıkarmak
Bilişim
break out f. (veri) kategorilere ayrılabilir olmak
break out f. (bilgileri) büyük bir veri bütününden ayırmak
Denizcilik
break out f. (çapayı) dipten çıkarıp yukarı çekmeye başlamak

"break out" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 57 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
break out in f. ile kaplanmak
break out in f. dökmek
break out into a sweat f. ter basmak
(fire) to break out f. yangın çıkmak
the war break out f. savaş çıkmak
break out of prison f. cezaevinden kaçmak
break out of prison f. hapisten kaçmak
break out a sail f. yelken açmak
storm to break out f. fırtına çıkmak
break out of the routine f. rutinin dışına çıkmak
Öbek Fiiller
break out in f. birdenbire ortaya çıkmak
break out in f. birdenbire kaplamak
break out with (something) f. çığlık) atmak/patlatmak
break out with (something) f. birden (bir şey) yapıvermek
break out with something f. çığlık) atmak/patlatmak
break out with something f. birden (bir şey) yapıvermek
break out with something f. aniden (bir kahkaha
break out with (something) f. gözyaşına/yaşlara/kahkahaya boğulmak
break out with (something) f. aniden (bir kahkaha
break out with something f. birdenbire (bir şey) yapmaya başlamak
break out with something f. gözyaşına/yaşlara/kahkahaya boğulmak
break out with (something) f. kendini tutamayıp (bir şey) yapmak
break out with (something) f. bir şarkı patlatmak
break out with (something) f. birdenbire (bir şey) yapmaya başlamak
break out with something f. kendini tutamayıp (bir şey) yapmak
break out with something f. bir şarkı patlatmak
break out with f. birden yapıvermek
break out with f. birdenbire yapmaya başlamak
break out with f. kendini tutamayıp yapmak
break out with f. gözyaşlarına/yaşlara/kahkahaya boğulmak
break out with f. aniden (bir kahkaha/çığlık) atmak/patlatmak
break out with f. bir şarkı patlatmak
break (out into) f. şarkı patlatmak
break (out into) f. hızlanmak
Deyim
break out in a cold sweat f. soğuk terler dökmek
break out of f. kurtarmak
break out of f. özgürlüğünü kazandırmak
break out of f. özgür bırakmak
break out in a cold sweat on f. korkudan ürpermek
break out in a cold sweat f. soğuk ter dökmek
break out into tears f. ağlamaya başlamak
break out into tears f. gözyaşlarına boğulmak
break out in tears f. ağlamaya başlamak
break out in tears f. gözyaşlarına boğulmak
break out in a rash f. isilik olmak
break out in a rash f. sivilce çıkarmak
break out into tears f. birden ağlamaya başlamak
break out in tears f. birden ağlamaya başlamak
break-out s. büyük başarı gösteren
break-out s. büyük çıkış yapan
Konuşma
people don't just break up with each other out of nowhere expr. insanlar durup dururken birbirlerinden ayrılmazlar
Ticaret/Ekonomi
break-out group i. ayrı toplantı yapmak için büyük gruptan ayrılan küçük grup
Ulaştırma
break out a cargo f. yükü depodan çıkarmak
Denizcilik
break out a flag f. bayrağı açmak
Medikal
break out in hives f. kurdeşen çıkarmak
Askeri
break-out i. yarma harekatı
break out a flag f. bayrak toparının ipini çekerek bayrağı açmak